Biz ‘Yardım’ Kelimesini Kaldırdık, Onun Yerine ‘İşbölümü’nü Getirdik!

Fatih Ekrem Bahadır
10 dk
Yorum Yok
188

Merhaba Elif Hanım,

Sizi Twitter’da @BlogcuAnne takma adıyla paylaştığınız tweetlerle tanıdık. Derken ‘Bıraktığın Gibi Bulamamak’ isimli blog yazınızla sizi daha merak eder hale geldik. Sonra ‘Annelik Her Zaman Tozpembe Değil’ isimli bir kitap kaleme aldığınızı keşfettik. Bloglara ve kitaplara meraklı olan bizler kitabınızı hemen alıp okuduk. Takipçileriniz sizi blogunuzdan ve annelik tecrübelerinizden derlenen Annelik Her Zaman Tozpembe Değil kitabınız aracılığıyla tanıyorlar. Kitabınızı okuduk ve anne olmak ve blog yazmak isteyenlere Elif Doğan’ı yakından tanıtmak ve kitabınızın daha geniş kitlelere ulaşması adına sizinle bir röportaj yapmaya karar verdik. Bu çoluk çocuğun ve blog yazılarınızın arasında teklifimizi geri çevirmediğiniz için teşekkür ederiz. Buyurun hemen başlayalım efendim.

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Mersinli bir babanın ve Bandırmalı bir annenin iki kızının büyüğüyüm. Mersin’de doğup büyüdüm, Tarsus Amerikan Koleji’nin son sınıfında çıkmaya başladığım çocukla evlendim, Amerika’ya yerleştim, orada ilk bebeğimi doğurduktan kısa bir süre sonra Türkiye’ye dönüş kararı alıp İstanbul’a yerleştim. Şimdi dört kişilik bir aile olarak İstanbul’da yaşıyoruz.

  • Güzel bir kariyeriniz var. Neden kariyerinize ara verdiniz?

Annelik yapmayı, kariyerle el ele götüremeyecekmişim gibi geldi. Sanki her ikisi de yarım kalacakmış gibi… Anneliğe ara veremeyeceğim için kariyeri durdurmayı tercih ettim.

  • Annelik, ev işleri, çocukların bakımı, vs. Bu kadar işin arasında kendinize nasıl vakit ayırıyorsunuz?

Sanırım çocuksu yanımla barışmaya çalışarak… Çocuklarımla birlikte geçirdiğim vakti biraz kendim içinmiş gibi görmeye çalışıyorum. Onlarla kitap okumak, onlarla tiyatroya gitmek, parka gitmek onlar için yaptığım şeylermiş gibi görünse de ben de keyif alıyorum laf aramızda… Ve eşim tabii ki… Kendimize vakit ayırmak konusunda birbirimize destek olmaya çalışıyoruz. Bu, bazen birbirimize daha az vakit ayırmak zorunda kalmak anlamına gelse de…

blogcu-anne-blog

  • Blogunuzun bir hikayesi var mı?

Her blogun hikayesi vardır eminim… Benimki, tırnak içinde ‘’‘çalışmayan’ bir annenin paylaşımları’’ olarak çıkmıştı. Evde annelik yaptığım halde ‘çalışmıyor’ olarak kategorize edilmeye isyandı aslında…

  • ‘Çalışan anne/çalışmayan anne!’ diye kadınları kategorize edenlere ilk  tepkiniz ne oluyor?

‘Çalışmayan anne yoktur. Evde çalışan anne vardır, hem evde hem dışarıda çalışan anne vardır’

  • Sizce anneler blogunuzu etkin bir şekilde kullanıyor mu?

Anneliğin tozpembe olmayan yanlarını anlatan bir blog için biraz teknik bir tanım ‘etkin bir şekilde kullanmak’ 🙂  İçtenlikle yazdığım yazıları okuyor ve bu onları iyi hissettiriyorsa ben mutlu olurum.

  • Annelik ve çocuk sahibi olmak nasıl bir duygu?

Çok yorucu ve çok güzel ve çok tatmin edici ve çok tüketici ve çok öğretici ve çok yetersiz hissettirici… Uçlar skalası.

  • Zamane anneleri neden daha yalnız?

Sadece anneler mi? Aileler daha yalnız. Aynı şehirde olsak bile (örneğin ben öyleyim) trafik, mesafeler derken birbirimize kolay yetişemiyoruz. Artık öyle tarlada falan çalışmadığımız için yakınımızdaki yöremizdeki annelerle tanışamıyor, komşularımızı bile bilmiyoruz. Evden işe, işten eve gidip gelirken arta kalan zamanımızda da çocukları eğlenceye, doğum günü partisine, kursa götürünce kendimiz gibi başka annelerin varlığından bile haberdar olamıyoruz.

annelik-her-zaman-tozpembe-degil

  • Kitabınızdan bahseder misiniz? Kitabınızın bir doğum hikayesi var mı?

Bir kitap yazmayı hep istedim. ‘Şu dünyada bir basılı kitabım olsun’la sınırlı olan, romantik bir istekten ibaretti bu. Bunun için bloğumdaki yazıları derlemeye başladım ama ortaya çıkan şeyi hiç beğenmedim. Zaten blogda yazılmışı vardı, neden bir de kitaba dökeyimdi ki? Sonra baktım bir tema yakaladım: Anne Özlü Sözleri… O temanın etrafında kitaplaştırdım bu yazıları… Blogda o temaya sığan yazıları aldım, yeni yazılar yazdım ve ortaya Annelik Her Zaman Tozpembe Değil çıktı.

  • Yılda kaç kitap okuyorsunuz? Annelik, hamilelik ve çocuk yetiştirme konusunda takipçilerinize önerdiğiniz kitaplar nelerdir?

Yılda kaç kitap sorusu göreceli olur sanırım. Bazen bir aya birkaç kitap sığdırırken bazen tek bir kitabı aylarca süründürdüğüm oluyor. Ebeveynlik üzerine ise çok faydalandığım kitaplar var, blogumda ‘Anne-Baba kitapları’ etiketiyle listeliyorum.

  • Kitabınızı anne olmak isteyenlere şiddetle öneriyoruz. Sahi anne olmak kadınların hayatlarında neleri değiştirecek?

Bu aslından kişiden kişiye değişebilir. Kimi eski hayatını mümkün olduğunca devam ettirmeye çalışabilir, kimi yepyeni bir düzen kurabilir. Benimki ise alt üst oldu: senelerdir yaşadığım yabancı bir ülkeden kendi memleketime geri döndüm, çalışmayı bıraktım, sadece ve tek başıma çocuk bakmaya başladım. Ancak herkes için ortak olan bir değişiklik vardır ki o da uyku. Uyku hiçbir zaman eskisi gibi olmuyor anne olduktan sonra…

blogcu-anne

  • Kitabınızda babalara, büyükannelere yer vermişsiniz. Çocuk yetiştirmede babaların (sizin tabirinizle baba kişisinin) rolü ne olmalıdır?

 Anneninkinden çok farklı olması gerektiğini düşünmüyorum. Annenin yapıp da babanın yapamadığı tek bir şey var, o da emzirmek. Onun dışında annenin yaptığı her şeyi yapabilir babalar, yapmalı da… Babanın, anneye ‘yardımcı’ olmak gibi bir rolü yok bence. Anne-baba çift elden büyütecekler çocuğu.

  • Kitabınızda gün boyu çocuklarının arkasından durmaksızın koşturan bir annenin profili var. Sahi anneler ne zaman uyur?

Değişir. Ben mesela bazı geceler geç saate kadar otururken bazen de çocuklardan 15 dakika sonra yatağa atıyorum kendimi… Biraz pilinizin ne kadar dayandığına bağlı.

  • Anneye evde yeterince yardım edildiğini düşünüyor musunuz?

Hangi ev? Bizimkini soruyorsanız, biz ‘yardım’ kelimesini kaldırdık, onun yerine ‘işbölümü’nü getirdik. Bence her evde böyle olmalı.

blogcu-anne-es-cocuklar

  • Eşler, ikinci çocuk yapmalı mı ve kardeşler arası yaş farkı ne kadar olmalı?

Ben hep ikinci bir çocuk istedim. O yüzden bence evet, yapmalı. Ama bu benim kendi küçük bakış açım. Yaş farkını ise çok açmak istemedik biz. Eşimle ablası arasında 1,5 yaş vardı, benimle kız kardeşim 4,5 yaş. Biz ortayı seçtik: 3,5 yaş bıraktık arada.

  • Blogcu bir anne olarak, blog yazarlığı konusunda bloggerlara tavsiyeleriniz nelerdir?

İçlerinden geldiği gibi yazsınlar, bir. Kendilerini ciddiye alsınlar, iki.

  • Biraz özel hayatınızdan bahseder misiniz?

Türkan Şoray ve Yüzüklerin Efendisi hayranıyım, her ne kadar paketli ve hazır gıdaların zararlarından haberdar olsam da inanılmaz bir Nutella hastasıyım (ve bu yüzden eve sokmuyorum çünkü çocuklarımla bile paylaşmak konusunda sıkıntı yaşayabilirim). Mersinliyim, tantuni severim, ciğeri ağzıma koymam. Eşimle lise son sınıftan beri birlikteyiz; 15 senelik evli, 21 senelik sevgiliyiz.

elif-dogan

  • Blogcu Anne olarak sizi heyecanlandıran, hayalinizdeki proje nedir?

Bu aralar hep kısa vadeli planlar yapıyorum. Ama belki, bir gün, bir roman yazabilmeyi çok isterdim. Kitaplaştırmasam bile, roman yazabilecek kadar hayal gücümü genişletebilmiş olmayı…

  • Blogcu Anne’nin günlük hayatı nasıldır?

Koşturmacalı. Sabah çocukların birini (bazen ikisini) okula bırakmaca, onlar okuldan gelene kadar ya evde, ya dışarıda bir kafede yazı yazmaca ve iş kovalamaca, annem gelmediyse çocukları okuldan almaca, birlikte alışveriş, yemek, hava güzelse park, sonra banyo-kitap-yatak ve yaşasın… bugünü de atlattık.

  • Eklemek istediğiniz bir şey var mı Elif Hanım?

Çok teşekkür ederim.