Fatih Ekrem Bahadır
01

İSİM

Fatih Ekrem Bahadır

MESLEK

Yabancı Dil Eğitmeni

EPOSTA

mail@fatihbahadir.com

TELEFON

(+90) 532 603 77 22

01

Dijitalleşen dünyanın yeni CV’leri sosyal medya hesaplarınız olacak!..

Merhaba Oğuzhan Bey,

Sizi, takipçileriniz, 1227 Street, iş deneyimlerinizi ele aldığınız ve sosyal medyayı bilinçli ve etkin kullanmak için hazırladığınız kılavuz kitabınız Sosyal Medya Canavarı ile tanıyorlar. Twitter üzerinden sizi takip ediyoruz. Kitabınızı okuduk ve sosyal medya yönetimi hizmeti alan, hâlihazırda bir/birkaç sosyal ağı/ağları kullanan biz sosyal medya kullanıcılarına Oğuzhan Saruhan’ı yakından tanıtmak adına sizinle bir röportaj yapmaya karar verdik. Bu iş yoğunluğu arasında teklifimizi geri çevirmediğiniz için teşekkür ederiz. Buyurun hemen başlayalım efendim. 

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

1988 doğumluyum. İnternet ve bilgisayarın ülkemizdeki kullanımının yavaş yavaş arttığı bir dönemin çocuğu olarak gençlik yıllarımda dijital platformlarda bolca vakit geçirdim. Bu platformlarda uzun vakit geçirince diline, mantığına, insanlarla iletişim şekline ve gelecekteki fırsatlara vakıf olduğumu düşündüm. Hayatım boyunca dijitalin bir parçası olarak büyüdüm ve bir şekilde de bugün dijital dünyada iş yapıyorum.

2008 yılında haberler.com ve sondakika.com gibi siteleri bünyesinde bulunduran Yeni Medya isimli şirkette gazeteci olarak çalışmaya başladım, 2014 yılında bu şirketin Dijital İşler Yöneticisi oldum ve 2019 yılında da kendi şirketim olan Street1227 Dijital Ajans’ı kurmak için ayrıldım.

Nasıl bir eğitim aldınız? Hayalinizdeki işi yapıyor musunuz?

İyi bir eğitim geçmişimin olduğunu söyleyemem. Hem hayata geldiğim coğrafya hem de içinde bulunduğum ailevi sebeplerden dolayı çok iyi bir eğitim alamadım ama hiç pişman değilim. Bugün olsa yine aynı çarkın dişlileri arasından geçmeyi tercih ederim herhalde. Aslında bilgisayar yazılımı okudum ama pek ilgimi çekmedi, bu alanda çok fazla deneyim sahibi olmadım.

Hayalimdeki işi yapıp yapmadığımı bilemiyorum doğrusu ama şu an yapmaktan keyif aldığım bir iş yapıyorum. Hayalimde tiyatrocu olmak vardı. Bir şekilde o işe de bulaştım ama başarılı olamadım ya da doğrusu mutlu olamadım. Bugün yaptığım iş zor olsa da büyük keyif veriyor.

1227 Street’in hikâyesi nedir?

Kadir benim 30 senelik arkadaşım. Aynı mahallede doğduk, aynı okullarda okuduk, aynı evde yaşadık, hayat bize aynı işyerinde çalışma kıyağı da yaptı. Sonra bir baktık ki biz hep beraberiz ve sürekli hayaller kuruyoruz. Sonra bir gün hayallerimizi gerçekleştirmek için Street1227’yi kurduk. Biz 1227 sokakta doğduk, o sokağın havasını soluduk, o sokakta oyunlar oynadık, kavgalar ettik, dertleştik, güldük, ağladık kısacası o sokakta hayatı öğrendik. Biz de kurduğumuz şirkete o günlerin hatrına 1227 Sokak ismini vermek istedik.

Twitter profil fotoğrafınızda yüzünüz gözükmüyor. Bunun özel bir nedeni var mı?

Özel bir sebebi yok aslında. Sosyal medya mecralarında aslında kişilerin gerçek kimliklerinin pek bir anlamı yok. Burada önemli olan ortaya konulan dijital kimlik ve bu kimliğin mecraların dinamiklerine uygun ürettiği içeriklerdir. Kendimi çok önemseyen biri olmadım hiç. O yüzden o fotoğrafı kullanıyorum. O da bilinçli bir seçim değil, Twitter hesabım için bir görsel kullanmam gerekiyordu, galerimde gözümü ilk o fotoğraf çarptı ve onu kullandım.

Sosyal ağ hesaplarınızda çokça takipçi ve etkileşim olmasını neye borçlusunuz? Uzmanından birkaç tüyo alabilir miyiz?

Sosyal medyada çok takipçim olduğunu düşünmüyorum. Öyle bir kaygım da yok. Sosyal medyada önemli olan çok takipçiye ulaşmak değil, doğru takipçiye ulaşmaktır. Beni takip etme nezaketi gösteren insanlar, ürettiğim içerikleri beğeniyorlar herhalde. Çünkü elimden geldiğince gündelik olaylarla ilgili paylaşımlar yapmamaya çalışıyorum. Daha çok sektörel içerik oluyor. Okuduğum kitaplar veya izlediğim filmleri paylaşıyorum bu, insanların hoşuna gidiyor. Karşılıklı keyifli bir etkileşim oluyor.

Blog yazıyor musunuz? Ne sıklıkla blog yazıyorsunuz?

Uzun süre blog yazdım ve herkesin blog yazması konusunda tavsiyelerde bulundum. Sonraları benim için kitap yazma fırsatı oldu. Kitap yazınca odağımı kaçırmamak adına blog yazılarıma bir süre ara verdim. Şu an daha çok kitap yazmaya çalışıyorum. Bir dost tavsiyesi olarak mutlaka herkesin blog yazmasını öneririm.

Sosyal medyada iletilerinizi ne sıklıkla gönderiyorsunuz?

Paylaşım yaparken belli planlama yapmıyorum ama dikkat ettiğim bazı konular var. Bir günde en fazla 2 ya da 3 tweet paylaşmaya çalışıyorum. Daha fazlası insanları rahatsız edebilir diye düşünüyorum. Bir de çok uzun zaman sessiz kalmamaya özen gösteriyorum. Örneğin, bir ay boyunca hiç tweet paylaşmamazlık yapmıyorum. Çünkü bir şeyler paylaşmak için araştırma yapmak, okumak, izlemek ya da öğrenmek gerekiyor. Bill Gates, bir yazısında, ‘Güç saklanan bilgiden değil, paylaşılan bilgiden gelir.’ diyor. Ben de paylaşmak için öğreniyorum, öğrendikçe de paylaşıyorum. İkisi de birbirini besliyor.

Yılda kaç kitap okuyorsunuz ve kitap satın alma kriterleriniz nelerdir?

Ayda en az iki kitap okumaya çalışıyorum. Çok kitap okuma gibi bir derdim yok, iyi kitaplar okumak istiyorum.

Son birkaç senedir genellikle yaptığım işlerle ilgili kitaplar okuyorum. Bizim sektörde çıkan bütün kitapları alıp en azından göz gezdirmeye çalışıyorum.

Bazı kitaplar vardır tamamen okunmak için alınır. Bazı kitaplar vardır oradan bir cümle almak bile yeterlidir. Bazı kitaplar da vardı kütüphanenizde olması bile size keyif verir. Bu dengeyi tutturmaya çalışıyorum.

Sosyal Medya Canavarı Olmak İster Misin? kitabınızdan bahseder misiniz? Kitabınızın bir oluşum hikâyesi var mı?

Blogum için bir yazı yazıyordum. Gecenin de geç saatleriydi. Yazı bittiğinde çok uzundu, kısaltmaya çalıştım, olmadı. Ben de madem yazıyı kısaltamıyorum uzatayım dedim ve o gece sabaha kadar yazmaya devam ettim ve ortaya Sosyal Medya Canavarı Olmak İster misin? çıktı.

Kitabınızı sosyal medya kullananlara, hesaplarını daha bilinçli ve etkin kullanmak isteyenlere ve sosyal medya hesaplarını yönetmek isteyen şirketlere şiddetle öneriyoruz. Sosyal medyada canavarlık ne kadar önemli?

Canavarlık bir tercih meselesi. Herkes sosyal medyayı profesyonel anlamda kullanmak istemeyebilir. Bazı insanlar tamamen goygoy yapmak için kullanıyor bu mecraları. Burada önemli olan karar vermek.

Sosyal medya başarılı olmak için 3 önemli unsur var. Bunları doğru bir matematikle kurgulanırsa başarılı olmama imkânı yok:

  • Doğru mecrayı seçmek
  • Doğru içeriği üretmek
  • İstikrarlı olmak

Sosyal medya kullanımı ve sosyal medyanın hayata ve markalara etkileri hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Sosyal medya, arkadaşlarımız ve ailemizle etkileşime girmenin bir yolu olarak ortaya çıktı ancak daha sonra hem mevcut hem de potansiyel müşterilere, popüler yeni bir iletişim yöntemi ile ulaşmak isteyen işletmeler tarafından da benimsendi ve aktif olarak kullanılmaya başlandı. İşletmelerin büyük bir iştahla sosyal medyaya girmesine neden olan güç, bu mecraların dünyadaki herhangi biriyle veya birçok insanla aynı anda bilgi paylaşabilme ve paylaşabilme yeteneğidir.

Sosyal medya coğrafi olarak ayrı olan toplulukları birbirine bağlıyor ve iş birliğinin yoğunluğunu muazzam biçimde artırıyor. Bir zamanlar birbirinden uzak olan bu topluluklar artık yoğun biçimde ilişki içerisinde, birbirlerine kültürel etkileri doğrudan ve belirgin. Şirketler sosyal medyayı müşteri bulmak, buldukları müşterilerle mekândan bağımsız etkileşim kurmak, reklam ve tanıtım yoluyla satışları artırmak, tüketici eğilimlerini ölçmek ve müşteri hizmetleri veya destek sunmak için kullanabilir.

Bugünün dünyasında hangi sektörde ya da hangi kalibrede iş yapıyorsanız yapın sosyal medyada bir varlık gösteremiyorsanız başarılı olma ihtimaliniz çok düşüktür. Sosyal medya, işletmenizin geleneksel medyaya göre daha hızlı tanınmasını sağlayacak ve müşterilerle doğrudan ilişki kurmanıza imkân sağlayan iletişim yöntemidir. Eğer müşterilerinize harika hikayeler anlatırsanız ve onlarla gerçek zamanlı bağlantı kurarsanız markanız tüketici toplulukları için bir buluşma alanı olacak.

Sosyal medyada krizler nasıl önlenir?

Sosyal medyadaki krizlerle sosyal hayatta yaşadığımız krizler arasında pek bir fark yok. Sosyal hayatta yaşadığımız bir krizi çözmek için neler yapıyorsak, sosyal medyada da aynısını yapmamız gerekiyor.

Sosyal medyada her zaman kriz çıkabilir. Bu krizleri çözmek için samimi bir şekilde mücadele etmek gerekiyor. Takipçilerden özür dilemek gerekiyorsa bundan kaçınmamak gerekiyor ve hızlı aksiyon almak gerekiyor.

Özetle;

  • Samimi olunacak
  • Gerekirse özür dilenecek
  • Hızlı olunacak

Markaların sosyal medyayı etkin kullandıkları örneklerden bahseder misiniz?

Türkiye’de ve dünyada sosyal medyayı aktif ve etkin kullanan birçok marka var. İlk etapta aklıma gelen birkaç markayı saymak gerekirse; THY, Lego, Netflix, bazı belediyeler, Starbucks diyebilirim.

Dünya sıralamasında sosyal medyayı en yoğun kullanan ülkelerden biri olarak Türkiye’den büyük bir sosyal ağ projesinin çıkmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu biraz genetik bir problem. Maalesef biz üretmekten çok tüketmeyi seviyoruz. Umarım sadece bir sosyal ağ değil tüm alanlarda çok ürettiğimiz günleri görürüz.

Sizce Facebook yaşlılar için bir sosyal ağ mı? Sosyal ağların geleceği hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Facebook’un kullanıcı kitlesi zamanla değişti ama hala dünyanın en büyük sosyal medya platformu ve çok güçlü. Gücü sadece kendisinden gelmiyor. Şirket olarak da güçlüler. Ellerinde Instagram ve WhatsApp gibi iki büyük platform var.

Mecraların gücü orada iş yapacak markalara göre değişkenlik gösteriyor. Bazı markalar için doğru hedef kitle Instagram’da iken bazıları için Facebook’ta. Burada biraz değişkenlik söz konusu.

Patronların ve işverenlerin işe alımlarda adayların sosyal medya hesaplarını kontrol etmelerini nasıl buluyorsunuz?

Sosyal medya hesaplarımız yeni CV’lerimiz oldu. Geleneksel CV hazırlama yöntemleri muhtemelen yakın gelecekte tarihin tozlu raflarına kaldırılacak. Dijitalleşen dünyanın yeni CV’leri sosyal medya hesaplarınız olacak. Son Facebook paylaşımınız, Twitter’daki son mesajlarınız, Instagram’da paylaştığınız fotoğraflarınız, Youtube’daki videolarınız, bloglarınızdaki yazılarınız CV’nizin bir parçası.

İşverenler ya da İnsan Kaynakları yöneticileri işe alacakları kişilerin sosyal medya hesaplarını kontrol ediyorlar. İşe alacakları adayların tüm geçmişine buradan ulaşabiliyorlar. Özetle, bugün iş dünyasında başarılı olmak istiyorsanız sosyal medya hesaplarınızı da etkili kullanmalısınız.

Etik açıdan baktığımız tartışmaları tarafları var, kabul ediyorum ama gerçeğe baktığımızda ortaya başka sonuçlar çıkıyor. O yüzden ben herkese sosyal medyayı etkili kullanmalarını tavsiye ediyorum.

Mavi tık konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

Mavi tık, gerçeklik göstergesidir. Doğrusu biraz da imajdır ama ben kişisel anlamda çok kafaya takmıyorum. Mavi tık almak için başvuru bile yapmadım bu zamana kadar. Olsa güzel olur aslında 😉

TikTok, etkileri ve geleceği konusunda ne düşünüyorsunuz?

TikTok ilginç bir platform. Pandemi 😷 sürecinde gözlemleme şansım oldu. Doğrusu içeriğin kalitesi anlamında üzerine çokça konuşulacak konular var ama insanlar eğlencelerini bulduysa ve o şekilde içerik üreterek eğleniyorsa benim açımdan sıkıntı yok.

Markalar açısından büyük fırsat olduğunu düşünüyorum. Şu an dünyada ve ülkemizde en aktif kullanılan sosyal ağlardan biri TikTok. Bazı markaların orada iş yaptığını da biliyorum. Bence yakında markalar tarafından daha aktif kullanılacak.

Troller, parayla takipçi, stalk gibi konularda fikriniz nedir?

‘Sosyal medyaya girelim, üç-beş günde para kazanalım’ mantığıyla bakan markalar yüzünden, sosyal medyanın bir bölümü maalesef ‘çöpe’ döndü. İçeriklerin ve içerik üreticilerin kalitesi düştü. Bunların tetiklemesi ile yüksek kaliteli mecraların sayısı azaldı. Ortaya çıkan bu düşük kalite zinciri ile, görevi sahte takipçi, sahte etkileşim (beğeni, izlenme, yorum, paylaşım) satmak olan ‘sosyal medya uzmanları’ türedi.

Tüm bu yaşananlar, markaların da sosyal medyaya bakışı değiştirdi. Bu düşük kaliteden etkilenen koca koca markalar da var maalesef. Türkiye’nin en büyük markalarından bazıları da bu çukurda debeleniyor. Sahte takipçi, sahte etkileşim satın alarak ‘imaj’ çalışması yapan milyonluk markaları görünce umudumu kaybediyor olsam da yüksek kalitede yönetim yapan markaları görünce umudum tekrar yeşeriyor.

Markaların unutmaması gereken bir konu var, gerçek 1.000 takipçi, sahte 100.000 takipçiden çok daha değerlidir. Sahte takipçiler gönderinizle etkileşime giremez, ürünlerinizi alamaz ve size fayda sağlayamaz.

Aslında sosyal medyada başarılı olmak çok da zor değil. Mecraların dinamiklerine uygun içerikler ve hedef kitlenizin yüreğine dokunan samimi bir dille başarılı sonuç alınabilir.

Çocukların fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılması konusunda düşünceleriniz nelerdir?

Sokaktaki kötü insanlar maalesef artık dijital platformları da kullanıyor. Benim iş alanım değil ama çocuklarla ilgili paylaşımlar yaparken dikkatli olmak gerekiyor. Dijital zorbalık ve siber saldırılar hayatımızın bir parçası artık. Aileler mutlaka çocuklarının sosyal medya kullanım alışkanlıklarını izlemeli. Kimlerle arkadaşlık yaptıklarını, kimlerle görüştüklerini bilmeliler. Maalesef bu konuda çok kötü haberlere maruz kalıyoruz. Lütfen dikkatli olsunlar.

İzlemeleri için birkaç film tavsiyesinde bulunmak istiyorum;

Genç sosyal medyacılara tavsiyeleriniz nelerdir?

Gelişime, değişime, öğrenmeye, araştırmaya, açık olsunlar. Dijital dünya çok çabuk değişiyor. Bu değişime ayak uydurarak başarılı olabilirler.

Bir sosyal medya uzmanı olarak sizi heyecanlandıran, hayalinizdeki proje nedir?

İşimle ilgili büyük hayallerim yok. Genelde içinde yaşadığım zamanın keyfini çıkarmaya çalışırım. Bu zamana kadar güzel işler yaptım, hepsi de büyük zevk verdi.

Silikon Vadisi’nde çalışmak ister miydiniz?

O atmosferin içinde olmak keyif verici olabilirdi.

Sosyal Medya Canavarı Olmak İster Misin?

Bir sosyal medya uzmanının bir günlük hayatı nasıldır?

Ben kişisel olarak güne, yeni gelişmeleri takip ederek başlıyorum. Varsa işlerimi, maillerimi ve toplantılarımı yönetirim. Okumayı, izlemeyi seviyorum. Yeni şeyler öğrenmeye hevesim var. Benim için her yeni gün yeni şeyler öğrenmek için bir fırsat, bunu değerlendirmeye çalışıyorum. Teşekkür ederim.

Teşekkürler Oğuzhan Bey. Umarız sizi yoğun soru bombardımanı altında canınızı sıkmadık. Ben ve benim gibi birçok kişi siz Oğuzhan Saruhan hakkında merak ettiği noktaları cevaplandırdınız. Umarım röportajımız sosyal medya kullanımı ve yönetimi üzerine çalışan, çalışmayı düşünen genç beyinlere bir ışık olur.

Verdiğiniz bilgiler ve sonu gelmez sorularımıza cevap verme sabrını gösterdiğiniz için tekrar teşekkür eder, iyi çalışmalar dileriz efendim. Bu vesile ile Sosyal Medya Canavarı Olmak İster Misin? kitabınızı sosyal ağ kullananlara, sosyal medya yönetimi hizmeti alanlara ve bu konuya ilgi olanlara tavsiye ederiz. Sağlıcakla kalın. 😉