Gerçek Hayata Çıkıp Nefes Alın; Yoksa Surrogates Filmdeki İnsanlara Döneceksiniz!..

Fatih Ekrem Bahadır
10 dk
Yorum Yok
188

Sizi Twitter’da @kitapyurducom’un kitabınızı paylaşması ile tanıdık. Sosyal medyaya meraklı olan bizler kitabınızı hemen alıp okuduk. Takipçileriniz sizi blogunuzdan ve danışmanlık tecrübelerinizden derlenen Bir Sosyal Medya Danışmanının Anıları kitabınız aracılığıyla tanıyorlar.

Kitabınızı okuduk ve sosyal medya ve yönetimiyle ilgilenenlere Aytaç Mestçi’yi yakından tanıtmak ve kitabınızın daha geniş kitlelere ulaşması adına sizinle bir röportaj yapmaya karar verdik. Bu iş yoğunluğu arasında teklifimizi geri çevirmediğiniz için teşekkür ederiz. Buyurun hemen başlayalım efendim.

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Danışman, Yazar, Öğretim Görevlisi, Eğitmen, Yönetici. Bilişim ve Türkiye İnternet alanında çalışmalarıyla tanınan ve İnternet Pazarlama, İnternet Reklam alanında Türkiye’deki öncü kişilerden biri.

Yaklaşık 15 yıldır sadece internet sektöründe çalışıp özellikle bu sektörde bilinir hale gelebilmek için çalıştım. Tam olmasa da bunu büyük ölçüde başardığımı hissediyorum.

  • Güzel bir kariyeriniz var. Sosyal medya ile uğraşmaktan keyif alıyor musunuz?

Kitabımın adı Bir Sosyal Medya Danışmanının Anıları olsa da aslında öncelikle bilinmesi gereken biz Sosyal Ağlarda yaşıyoruz medya bir mecranın adıdır. Siz sosyal ağları reklam ve pazarlama amaçlı kullandığınızda Sosyal Medya olur. Ama ülkemiz medyatik kelimesini çok sevdiğinden Sosyal Medya kabul edilmiştir. Kitabımın isminde de bu yüzden Sosyal Medya ifadesi yer almıştır.

Sorunuzun cevabına gelince Sosyal medya’dan keyif alıyorum, yaşıyorum ancak bunu sadece kuralıyla kullanan markalar, müşterilerim ve arkadaşlarım çevresindeyken.

sosyal-medya-danışmanı

  • Jüri üyelikleri, üniversitede hocalık, firmalara danışmanlık, seminerler, yayınlar, kitaplar, vs. Bu kadar şeye nasıl vakit ayırıyorsunuz?

Açıkçası bu bir yaşam tarzıdır. Bunlar arasına bir de ek olarak en önemli olan babalığı da eklersek tüm bunlar sadece tek bir sebeple yapılabiliyor. Doğru bir hedefin olacak ve bu hedefe inanacaksınız. Daha evvel söylediğim gibi benim hedefim bu sektörde adı bilinir bir kişi haline gelebilmektir.

  • Blogunuzun bir hikayesi var mı?

Blogumu çok seviyorum ama son zamanlarda ona karşı sorumluluklarımı pek fazla yerine getiremiyorum. Bunun iki sebebi var birincisi tabii ki zaman ikinci ve aslında asıl olan artık yazacağım yazıların bilgisayara düşüne kadar güncelliğini kaybediyor olması. Eskiden yani ben blog yazmaya başladığımda bu kadar çok blog ve blog yazarı yoktu. Bir şey yazdığında insanlar gelip okuyorlardı, yaptığın araştırmalar değer buluyordu. Ancak şimdi bunu yazan birçok kişi ve çok hızlı paylaşılan ağlar blogların paylaşım gücünü biraz azalttı.

  • ‘Aytaç bey, bizim şirketi Facebook’a bağlayalım!’ diyenlere ilk tepkiniz ne oluyor?

Ben bu işe başlarken “Facebook’a Bağlama” işlemi herkes tarafından bilinmeyen ve biraz bulaşılması istenmeyen bir alandı. Bu zamanlarda böyle bir talep gerçekten girişken, açık fikirli bir yöneticiyi gösterirken bugün karşıma çıkıp böyle bir ifade kullanan müşteriyle çalışmam mümkün olamıyor. 15 yıl sürecinde üniversitede derslerime giren, teknolojiyle yaşayan gençler yani kısacası bu ağlarla büyüyen gençler artık karar verici pozisyonlara geldiğinden böyle taleplerde pek fazla olmuyor.

  • Sizce ülkemizin markaları sosyal medyayı etkin bir şekilde kullanıyor mu?

Ülkemizde sosyal medyayı etkili kullanan markalar bulunmaktadır. Ancak bunlara çoğuna bakıldığında en önemli strateji içerik paylaş, beğeni (Like) sayısını arttır, etkileşim oranını yükselt değildir. Artık önemli strateji kullanıcının dijital ortamda markayla yaşaması ve marka için bir dijital temsilci haline getirebilmektir.

  • Sosyal medya sosyal yönden kendimizi tatmin etmenin bir yolu mudur?

Ben sosyal medyanın sosyalleşmek için doğru bir platform olduğunu inanmıyorum. Başta inanırken günümüzde artık bunun böyle olmadığına eminim. Kullanıcılar Facebook altında sosyal bir izolasyon altındalar. Kendilerinin olmadığı gibi göstererek, olmadığı yerlere gitmiş gibi paylaşımlar yaparak kendilerini gerçek hayattan izole etmekteler. Ben şuna sosyal ağlarda şuna inanırım 3.000 arkadaşın vardır süper, Allah daha çok versin. Yolda yürürken ayağın kırıldı ve Facebook’tan bir mesaj at ve yardım iste kaç kişi gelirse o kadar arkadaşın dostun vardır. Gerisi sanal izolasyonun takipçileridir ve sanal olarak kalacaktır. Durmayın gerçek hayata çıkıp nefes alın ve gerçek hayatta tatmin olun… Yoksa siz de Bruce Wills’in Surrogates isimli filmdeki insanlara döneceksiniz…

sosyal-medya-2

  • Sosyal medyayı kullanırken yöneticiler kısaca nelere dikkat etmelidir?

Kurumsal firma hesapları, yeni yetme, sosyal ağa yatkın diye düşünülen genç arkadaşlara teslim edilemeyecek kadar değerli, ajanslar büyük çoğunun elinde olduğu gibi yerle bir edilip sonra “Pardon”  denilemeyecek kadar hassas yapılardır. Bu yüzden iyi bir yönetici kurumsal hesabın nasıl ve kimin, hangi stratejilerle yönetileceğine çok çok iyi karar vermeli ve bu yolda ilerlerken doğru kişilerden fikir almalıdır.

  • Kitaplarınızdan bahseder misiniz? Kitaplarınızın bir oluşum hikayesi var mı?

Evet her kitabımın kendine göre bir oluşum hikayesi bulunmakta. İsterseniz bunlara teker teker bir bakalım…

İlk kitabım “Tıkanmak Ya da Tık Almak” internet reklamcılığı sektöründe ilk katılan ve önemli bir başarı kazanmış firmamın satışı sonrası sektörün doğrularını, bilinenleri ve en önemlisin çokça bilinmeyenlerini kitlelere anlatmaktı. Ancak burada kitap ismi seçerken yurt dışını örnek alarak bir çalışma yapmıştım ama bu tarz kitap isimleri o zaman için doğru bir strateji olmadığı gördüm.

Daha sonra internet reklamcılığı doğru şekilde anlatılması, biraz satılması biraz da yeni reklam modellerinin eklenerek kitabın güncellenmesi amacıyla “İnternet Reklamcılığı” isimli kitabı çıkardım.

Çok kısa süre içinde üniversite yüksek lisans bitirme tezim olan “Tekno Şirketlerde Kriz Yönetimi” kavramlarını bir kitapta toplandım.

Bundan sonra sosyal medya danışmanlıklarımı topladığım bu kitabı yazdım.

Tüm bu kitapları yazarken ve bu kadar süreçte sektörde çalışırken ajanstaki bir konuya hakim olan bir çok kişinin dijital terimleri kullandığını ama müşterinin onları anlamadığını ya da küçük düşmemek için anlamış gibi davrandığını tespit ettiğimden “İnternet Pazarlama Terimleri” sözlüğünü yazdım.

Aytaç Mestçi Kitapları

  • Yılda kaç kitap okuyorsunuz? Sosyal medya konusunda takipçilerinize önerdiğiniz kitaplar nelerdir?

Ayda ortalama 4-5 kitap okuyabiliyorum. Bu sayı son iki yılda biraz düşse de, hala okumayı sürdürüyorum. Bu okumalara tabii ki internet okumalarını hiç katmıyorum 🙂

  • Kitabınızı sosyal medya yönetimi konusunda uzman olmak isteyenlere şiddetle öneriyoruz. Sahi sosyal medya şirketlerin hayatlarında neleri değiştirecek?

Bu kadar süredir deneyimlerimde sosyal ağlarda kurumsal firmalar kısmında tek bir gerçek belirlemişimdir. Her marka sosyal ağlarda olmak zorundadır. Ancak marka hesaplarını aktif kullanıcı ya da pasif takipçi olarak kullanması gerektiğine kendi ve tabii ki markanın/şirketin durumuyla karar vermelidir. Bu yüzden artık firmalar yapılandırılırken işin dijital ayağını yok saymaları imkansızdır. Bütçe, ekip planlamaları dijital alanlar eksiksiz yapılamaz… Hatta ileriye dönük dijital pazarlama diye bir departman/ekip de olamayacak. Çünkü tüm yaşamamız dijital olacağından yapacağınız her pazarlamanın zaten dijital yansısı ve yönetimi olmak zorunda kalacaktır.

  • Kitabınızda Twitter’da hakaret konusuna değinmişsiniz. Sosyal medyada fikir özgürlüğü konusunda ne düşünüyorsunuz?

Fikir özgürlüğü sadece sosyal medya’da olan bir şey değil; tüm dünya’da ve yaşamda, insanın çevresinde olan bir şeydir. Herkesin yaşamını çevreleyen bir daire vardır. Kiminin dairesi çok geniştir çok daha fazla kendine özeli vardır, kiminin dairesi çok ufaktır aynaya baktığında gördüğü kadardır. Herkes fikrini çevresindeki bu daire üzerinden yayılmasını sağlar ama bu kendisi için ayırdığı alan içine de laf edilmesini istemez. Şimdi sadece sanal ortamda değil yaşamın herhangi bir sürecinde kişilere hakaret etmediğiniz sürece, ispatlanmamış yalan beyanlarda bulunmadığınız sürece, arkasında duramayacağınız paylaşımlar yapmadığınız sürece ve kanunların verdiği kısıtlamalar haricinde istediğinizi söylemekte özgürsünüzdür. Bu normal yaşamda böyleyken Twitter ve benzeri platformlarda neden olmasın. Unutmayın yarın hakaret, yalan beyanı yiyen siz olduğunuzda bu fikir özgürlüğünün bu kadar da özgür olmaması gerektiğini düşünmeye başlayacak olan yine siz olacaksınız…

  • Şirketlerin sosyal medyayı doğru anladığını ve doğru kullandığını düşünüyor musunuz?

Türkiye’de hala firmaların sosyal medyayı kullanım açısından ve beklentileri açısından tam olarak doğru algıladığını düşünmemekteyim. Sosyal ağlar bir dijital pr ve iletişim aracıdır. Bu kısım doğrudan pazarlama amaçlı (uygulama yapılandırmalar dışında) kullanılması kullanıcıyla aranızdaki dijital ilişkiye zarar verebilir. Markalar iletişim stratejileri ile kullanıcı portföyleri arasındaki dijital bağı çok doğru yapılandırmalılar.

  • Sosyal Medya’yı etkin bir şekilde kullanma konusunda bireylere tavsiyeleriniz nelerdir?

Sosyal medya’nın bireysel kullanım tarzı tamamen bireye kalmıştır. Bunun bir stratejisi yoktur. Kullanıcı nasıl hissederse öyle kullanır. Ancak unutmayın Sosyal Arama Motoru Optimizasyonu (Social SEO) denen bir kavram var. Yazdığınız, paylaştığınız her şey arama motorları sonuçlarınızda yer alacaktır. İş sosyal kariyere geldiğinde (ki bugün iş değerlendirmelerinde sosyal ağ paylaşım tarzları önemli kriter olmaya başladı) bu paylaşımlarınız çok daha önemli hale gelmektedir.

sosyal-medya-1

  • Biraz özel hayatınızdan bahseder misiniz?

Özel hayatımda sadece 2 şey var olmaktadır; Ailem ve kitaplarım. Tüm hayatım önce Ailem sonra yazacaklarım üzerine kuruludur. Daha özeli bana kalsın…

  • Bir sosyal medya danışmanı olarak sizi heyecanlandıran, hayalinizdeki proje nedir?

Hey önemli nokta… Projelerim bir süre daha bana kalmalı doğru yatırımcı ve zaman geldiğinde kesinlikle hayata geçecek. Ancak devamlı gelişen ve farklı projeler yaratmaya çalışan arkadaşlara en önemli önerim daha basit düşünmeleridir. Twitter’a bakın başladıklarında amacı sadece 140 karakter ve takip ettiğin kişiye sadece mesaj atmaktı

  • Bir sosyal medya danışmanının günlük hayatı nasıldır? Hangi sosyal medya kanallarını kullanıyorsunuz?

Sosyal medya danışmanı olarak günlük hayatta (kendi özel hayatımda) gerçekten paylaşmaya değer bir şey olmazsa paylaşım yapmam hatta işim haricinde sosyal ağları pek kullanmam. Ancak iş kurumsal hizmet ve danışmanlığa geldiğinden burada danışmanlık yaptığım firmalar işi nasıl yapmaları gerektiği, stratejiler, riskler hakkında bilgiler paylaşırım. Gerektiğinde sosyal medyaya yaklaşırım gerektiğinde uzaklaşırım…

  • Eklemek istediğiniz bir şey var mı Aytaç Bey?

 Hey yeterince şey söylenmişim gibi… Daha fazla öğrenmek isteyenler için web adresim/iletişim bilgilerim belli 🙂