Doğan Kitap
10 Nisan 2015
6050930580

Dinlerarası Diyalog Tuzağı ve Dinde Reform

Kitap Yazarı
DEĞERLENDİRME
188

“Şimdi burada dinler nerede buluşacak? Daha dinin temeli olan Allah inancında ‘uzlaşmaz çelişki’ başladı. İslam’a göre ‘Kul huvallahu ehad.’ Hristiyanlığa göre: ‘Allah üçtür: Tanrı, oğul ve ruhülküdüs.’ Müslüman, Hristiyanlar’ın dediğini kabul etse dinden çıkar… Hristiyanlar, Müslümanlar’ın inancını onaylasa Hristiyan olmaz… Peki bu neyin diyaloğu?” diyor Mehmet Oruç l Dinlerarası Diyalog Tuzağı ve Dinde Reform isimli çok kıymetli kitabında.

Kitap Hakkında Kısa Bilgi

Mehmet Oruç Konya Selçuk Üniversitesi mezunu, Türkiye Gazetesi’nde köşe yazıları olan Peygamber Efendimiz (SAV), aile ve diyalog tuzağı konusunda kitapları olan Ehli sünnet erbabı bir yazardır. 2011 yılında vefat etmiştir. Yazılarında, Ehli sünneti savunarak, dinin naklî olduğunu, vahye dayandığını, dinde şahsî yorum yapılamayacağını, Ehli sünnet alimlerinin bugüne kadar bildirdiklerinin esas alınması gerektiğini özellikle vurgulamıştır.

Günümüzde dinin, en doğru şekilde öğrenilmesinin ancak ve ancak, Ehli sünnet alimlerinin yazdığı fıkıh ve ilmihal kitaplarından mümkün olacağını; bunların devre dışı bırakılıp, doğrudan, meal, tefsir ve hadis-i şeriflerden din öğrenilmeye kalkışıldığında, açık olmayan konularda işin içine şahsi yorumların gireceği ve böylece müslümanların büyük zarar göreceğini yazılarında, kitaplarında ısrarla dile getirmiştir.

Kitabın ilk baskısı Eylül 2003 tarihlidir. Elimdeki 2. Baskısı ise Mayıs 2004 tarihlidir. Kitap, Arı Sanat Yayınevi’nce basılmıştır. Kitabın bir kısmı, yazarın kendi sitesinde PDF formatı olarak mevcuttur. Dileyen PDF formatını bilgisayarına indirip okuyabilirler.

Kimlere Tavsiye Ederiz?

Dinlerarası diyalog olur mu? Diyalog tuzağı nedir? İlk kim başlatmıştır? Misyonerlik faaliyetleri nelerdir? Amentü’de ittifak var mı? Allah’ın varlığına inanmak yeterli midir? Tesettürün defilesi olur mu? Light İslam olur mu? Müslümanlar niçin geri kaldı? Dinde reform olur mu? gibi diyalog tuzağı konusunda kafa karıştıran birçok soruya cevap bulmak isteyenlere tavsiye ederim.

Farkındalı Olmaya Hazır Mısınız?

Kitap, yazarın kaleme aldığı önsöz, Prof. Dr. Ramazan Ayvallı’nın takrizi ile devam edip, 10 bölüm, 130 alt bölüm ve indeks kısmından oluşuyor. Mehmet Oruç’un köşe yazılarının “din, diyalog tuzağı, dinde reform, İncil, Amentü’de ittifak, misyonerlik faaliyetleri, Ilımlı İslam, tefsir okuma, diyaloğu başlatanlar, Vatikan, Haçlı Seferleri, Emine Şenlikoğlu, tesettür defilesi, Mehmet Şevket Eygi, Ali Bardakoğlu ve Mehmet Aydın” başlıkları altında toplanmış denemelerinden oluşuyor.

“Dinlerarası diyalog, Kilise’nin bütün insanları Kilise’ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır.”

“Birinci bin yılda Avrupa Hristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya’yı Hristiyanlaştıralım.” Papa II. Paul l 2000 Yılı Mesajı

“Bediüzzaman Saidi Nursi’nin, Papa XII. Pier ile yazışma yaptığı, 1950’li yıllarda Fener semtinde ikamet etmesinin, Rum Patrik Atenagoras ile de yapılan diyaloğu kolaylaştırdığı Papa II. Paul ile görüşen Fethullah Gülen’in Küresel Barışa Doğru kitabında anlatılmaktadır.”

“27 Mayıs Devrimi’nden sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da nüfuz sahibi olan 55 ağa toplandı. Bunlar Bursa, Edirne, Çanakkale ve Kırklareli’ne sürüldüler. Ağaların boşalttığı bölgelere 1900 Amerikalı misyoner yerleştirildi. Bunlar ‘barış gönüllüsü’ adı altında halkın arasına katıldılar. Beş yıl boyunda insanımızı ifsat edip, kin tohumlarını ektiler.”

“Azerbaycan’da Hristiyanlığı seçene 100 dolar verilmekte; aylık maaşların 20-30 dolar olduğu düşünülürse, bu büyük rakam!”

“Maksat sadece Allah’ı sevmekmiş. Sevmenin alameti namaz kılmak, oruç tutmak değil mi? Papanın, papazın cübbesi, takkesi; elektronik çağda iki bin yıllık iptidai çan çalması gericilik değil, imamların cübbesi, sarığı gericilik öyle mi?”

[pullquote]Şu an Türkiye’de 150 bin misyoner geziniyor.[/pullquote]

“Biz iyi kötü bir şeye inanalım, fakat bu inandığımız şey, bizi başı şeylere zorlamasın. Biz özgürce istediğimiz gibi yaşayalım, bunlar bizim inancımıza zarar vermesin.”

“Alimleri, fıkıh ilmini yok edip halkı cahil bırakmadıkça, onların dinlerini bozmak mümkün değildir. Bunun için alimleri, mezhepleri hissettirmeden kötüleyeceğiz. Bir müddet sonra da, peygamber sözleri (hadis-i şerifler) hakkında ‘uydurmaydı, değildi’ diyerek şüpheye düşüreceğiz. Ayetleri istediğimiz gibi yorumlayacağız.” İngiliz Casusu Hempher’in Hatıraları

“Dikkat edilirse, televizyonlarda en çok tartışılan konular dini konular. Halbuki dini inançlarda doğru, tartışmakla bulunmaz. Bulunabilseydi bu kadar peygamberin, kitabın gönderilmesine lüzum kalmazdı.”

“Haftada bir cumaya gidilsin, cenaze namazları, bayram namazları kılınsın, bunun dışında İslamiyet’le ilgili bilgi sahibi olunmasın, İslami şuur olmasın.”

“Din peşin kabule dayanır. Ya inanırsın ya da inanmazsın. Fakat kimsenin kendi inancını din haline getirme hakkı yoktur.”

“Vehhabiliği kuranlar, İngiliz Sömürgeler Bakanlığı’nın adamlarıdır.”

Dinimiz dört ana direk üzerine inşa edilmiştir. Edille-i şeriyye denilen bu dört direk; Kur’an-ı Kerim, Hadis-i Şerifler, icma ve kıyas’tır. Burada esas kaynak Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler ise de, bunların doğru anlaşılabilmeleri diğer ikisi sayesinde olmaktadır.”

“Reformcular, yenilikçiler, tahripçiler en büyük zararı Kur’an tercümeleri, mealleri, tefsirleri sahasında vermişlerdir.”

Farkındalıyım Artık

“Soru: Hazret-i Ömer’in elinde Yahudilerin kutsal yazıtlarından bir rulo gören Peygamberimiz (SAV) ne demiştir?

Cevap: Kardeşim Musa sağ olsaydı ona da, bunu okuması hususunda izin vermezdim diyerek kızmıştır. İslam geldikten sonra başka din olmaz. İşin teorisi böyledir.”

Farkındalıyım!